Bu da kendime bir not olsun..

Hadi biraz dünya karartalım..

Daha önceki yazılarımda annemin beyin tümörü babamın gırtlak kanseri mücadelesinde yaşadıklarımızdan bahsetmiştim. Bu süreçte devlet hastanelerinde çok sıkıntı yaşayıp 2 ev kredisi öder gibi banka borcuna mal olsa da nihayet normal hayatımıza dönmüştük. Anlatınca "ne gerek vardı?" diyenler olmuştu. Her ikisi için de "alın eve götürün yatağında ölsün" demişti doktorlar. Annem için bütün vücudunu kanser sarmış -ki öyle birşey yoktu, babam için yapacak hiç birşey yok -ki hala yaşıyor, demişlerdi. İkisi de iyileşti şükür iki yarım bir tam oldular, hayata tutundular..Hatta o kadar iyileştiler ki yıllardır çalışmaya alışık oldukları için belki de evde sıkılıp birbirlerine sardılar. Birbirlerinin hastalıklarını öğrendiklerinde iki gözü iki çesme ağlayan atom karıncalar, küçük çocuklar gibi durmadan kavgaya tutuştular :)

İki ameliyat peşpeşe olup, iş yerimden uzun süre izin alınca, babamın kemoterapi ve radyoterapi seanslarına kardeşlerim gitmişti. 

Rutin kontrol döneminde, babam 2 yıl kansersiz yaşam sürdükten sonra erken teşhis ile akcigerinde yeni bir kanser türü tespit edildi. Para yok, sabır yok, moraller bozuk ne yapacağız derken doktorlar kemoterapi ile üstesinden gelebilecegimizi söyledi. Bir umut "Ya Allah" dedik başladık mücadeleye. 

İlk kemoterapiye yine kardeşlerim götürdü babamı çünkü biyopsi ve karar sürecinde yine çok izin almıştım iş yerimden. Doktora danışmak istediğim konular olduğu için 2. seansa ben götürdüm babamı.

Kardeşlerimi bu süreçte olabildiğince olumsuzluklardan korumak isterken kemoterapi ve radyoterapi sırasında nasıl yanlız bıraktığımın acısını yaşadım yüreğimde. 

Odaya alınıp serumlar takıldığında "işte hayat" dedim kendi kendime.. Rengi kirece dönmüş, gözlerinin feri kaçmış hastaları gördükçe kanım çekildi damarlarından. 

Babam kemoterapi öncesi hep çok gergin oluyor. Kolay olmadığını bilmekle birlikte tutunması gereken umudu kucaklamasını istiyorum her seferinde. 

İyileşme sürecinde itiraf etmem gerekirse biraz gaddar davrandım hem anneme hem de babama. Kötü polis oldum hep. Yemek beğenmediklerinde "burnundan beslendiğin günlerde 1 kaşık yemek için neler vermezdin unutma" dedim durdum. Ya da hijyenlerine dikkat etmediklerinde her yere büyük harflerle notlar yapıştırdım. Çocuğu öğretmenine şikayet eden anneler gibi doktorlarının yanında yaptıklarını anlatıp onlardan tavsiye almalarını sağladım. Düşündüm ki kurallara uyarlarsa çabuk iyileşirler. Düşündüm ki herseyi olması gerektiği gibi yaparsak biter bu kabus dolu günler...

2 senedir günde 5 saatten fazla uyumadım. Sinirlerimi kontrol etmem sürekli güler yüzlü olmam çok zor itiraf ediyorum. Biri iyi olsa diğerine destek olurdu biliyorum çok yalnızlar. Kendimi klonlamak istediğim nadide günlerdeyim. İsterdim ki annem ve babam iyileşsin tanımadığım ama aynı hastalığı yaşayan insanlara "bakın biz başardık" diyeyim.. 

Biraz vakit alacak ama "başardık" diyeceğim biliyorum..Kötü insanların başına neden bunlar gelmiyor demiyorum. Çünkü yaşayanlar bilir kötülere dahi layık göremiyor insan yüreği bu yaşananları..

Bu arada kanser hastalarının tedavisi özel hastanelerde ücretsiz beyanlarında bulunan Devlet büyüklerimize sesleniyorum; size ücretsiz olabilir ama bize değil. Paşa paşa ödüyoruz kemoterapi parasını, önden hak iddia etmememiz için kağıt da imzalatıyorlar, seans başlamadan tık diye parayı alıyorlar. Sağlık reformu devlet hastanesinde yanlış uygulama yapan doktoru şikayet etmek istediğimizde hiç bir doktor aleyhinde konuşmaz vazgeçin deyince doktorlar sustum reformuna dönüştü. Ama sorun değil babamın ses telleri alındı istese de konuşamıyor benim de anlatmak istediğim tek şey nasıl başardığımız. 

Madem dünyayı karartalım diye başladık Allah hasta ve hasta yakınlarına güç kuvvet versin diye bitirelim yine ağzımızdan şükür çıkmasını Allah nasib etsin...

Sevgilerimle..

Yorumlar

  1. çok zor gerçekten, babam 6 ay mücadele edebildi, o 6 ay da bir sürü şey yaşadık, maddi manevi hastanelerde süründük, anımsamak bile istemiyorum, yedikule göğüs hastalıklarına Rabbim kimseyi düşürmesin. Sen çok güçlüsün inşallah bunlarında üstesinden geleceksiniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah :) çok teşekkür ederim. Sen de çok güçlüsün kısa zamanda büyük acılar yaşadığını biliyorum. Ve kaybettiklerinin geri gelmesi imkansız biliyorum.. gönlüne ferahlık,bu günleri unutturacak güzellikler yaşamanı canı gönülden diliyorum..

      Sil
  2. Bu kadar zorluklarla ancak güçlü bir insan başa çıkabilir. İnşallah bu günler de rahata kavuşur sizin için. Siz de kendinize dikkat edin..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Yakınınıza yörenize yaklaşmasın böyle hastalıklar dertler..Sevgilerimle.

      Sil
  3. Dayımda şu an kanser var ve senin gibi dirayette bulunan bir durum göremedim. Yazını görünce hele ki üzüldüm ailesi adına. Hayat büyük sınavlarla dolu, bu tip hastalıklar olunca keşke hayvan olaydım diyorum. Acısı var ama nedeni sorgulamadan yaşıyorlar. Mücadeleci, güçlü bir kadınsın, üsteki yorumdan alıntılıyarak üstesinden geleceksin inşallah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili arkadaşım çok geçmiş olsun Allah acil şifalar nasib etsin. İçlerinde ne fırtınalar kopar bilemeyiz ki. İnşallah geldiği gibi geçer gider dayının hastalığı da. Çok teşekkür ederim sevgilerimle.

      Sil
  4. Çok geçmiş olsun Sui.. yeni farkettim. Allah şifa versin. umarım anne babanız tam iyileşirler..size çok sabırlar diliyorum.
    biz de annemizi kaybettik 2,5 ay önce. rahim kanseri idi. en son evresinde idi. 2 sene boyunca kemoterapi seanslarına götürdük biz de. çok zor zamanlar yaşadık biz de..
    Selamlar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de hiç haberim olmadı Allah sabır versin,başınız sağolsun. Önceden bu tarz hastalıkları duyduğumda gerçekten içim sızlardı ama empati kurmanın mümkün olmadığını yaşayınca anladım. O nedenle acınızı yüreğimde hissettiğimi bilmelisiniz. Umarım siz de bu zor psikolojik sürecin yaralarını tez vakitte sararsınız. Güç, kuvvet diliyorum. Sevgilerimle..

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kitap Okumak Gerek - Şimşek

Kitap Okumak Gerek - Kızlar ve Yıldızlar

Sevgi Kürsüsünden Yazar Beyanı