18 Aralık 2014 Perşembe

Cem Adrian'ı Sahnede Dinlemek

Merhaba Yine Yeniden :) 


Cem Adrian'ın son albümünden daha önce burada kısaca bahsetmiştim. Son iki aydır monoton hayatıma renk katan etkinliklerden bir diğeri ise yeni albümünün tanıtımı amacıyla şehir şehir gezen Cem Adrian'ın konseriydi. Çok sevdiğim sanatçıların konserlerini kaçırmamaya özen gösteren, hatta fırsatım varsa tekrar tekrar giden ben, ilk defa Cem Adrian'ı sahnede izlediğim için pişmanlıkla ayrıldım salondan. Neden bu kadar geç kaldın?? dedim kendi kendime :) 


İncecik bir adam düşünün sesi bütün salonu çınlatan. Şarkılarının sözlerine mi dikkat edeyim, müziğin güzelliğinde mi kaybolayım derken, bizimle birlikte konseri dinleyen ergen ordusunun Ceeeem Ceeemmm çığlıklarından mı saklanayım bilemedim :)

Konser boyunca kafamızı kurcalayan en önemli sorulardan biri o termosun içinde ne vardı? Evet Cem Adrian minik bir sehpanın üzerinde minik bir termos ile sahneye çıkmıştı. Biz kendi kendimize "bu adam boş dinlenmez" diye konuşurken "oooo o termos da neyin nesi dostum?" deyip gülmeye başladık :) Bunlar işin şakası tabi ki :) 

Bir buçuk saat süren konser sonrası hissettiklerimizi özetlersem (ben ve benimle konsere gelen 2 kişinin ortak fikri) konser yarım saat daha sürse bastonla çıkacaktık :) Yaşlandık, dertlendik ama doyduk mu asla :) Acının en güzel haliydi belki bu konserin bize hissettirdiği. Sizi hırpalayan, kendinize getiren, tekrar hırpalayan ve sonunda neye uğradığınızı şaşırmış bir halde yürümeye başlamaktı. Çıktıktan sonra bir kahve içelim dedik. Yarım saat sessizce oturup birbirimizin suratına bakıp çok güzeldi dedik sadece :) 

Mutlaka duyulması gereken bir ses, mutlaka okunması gereken sözler ve mutlaka hissedilmesi gereken bir müzik. Cem Adrian benim için kısaca bu. Bir daha ki sefere, konser değil de sahne performansını dinlemek üzere sözleşip dağıldık evlerimize. Zaman olarak da "Ölmeden Önce Mutlaka" dedik. Eğer şehrinize gelirse, üşenmeyin gidin derim henüz sahnede dinleme fırsatı olmayanlara. 

Sevgilerimle..


2 yorum:

  1. Özgün bir ses sanırım bir eşi yok..tarzı Hali Sezai gibi hüzünlü parçaları var...

    YanıtlaSil
  2. Ne kadar şanlısın ya, ben de çok isterdim dinlemeyi canlı canlı. Birlikte de gidelim :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...