15 Kasım 2014 Cumartesi

Nivea BB Cream

Katıldığım bir etkinlikte açık ton Nivea BB Cream hediye edilmişti. Eski blogumda zaten bahsetmiştim uzun uzun ama bitince bu defa hazır indirimi de yakalamış ve memnun kalmışken orta tonu da deneyeyim dedim ve ikisinden de aldım.  

Hiç denemeyenler için de kısa kısa anlatayım istedim nesini sevdim ben bu BB Cream in? Öncelikle 30 lu yaşlarda yüzüme her hangi bir şey sürmüyorum diyerek evden çıkanların genlerine sevgilerimi gönderiyorum :) Bir krem, bir kapatıcı, bir fondöten, bir bb/cc krem hiç bir şeye ihtiyacınız yoksa Maşallahhhh diyorum size :) 

Ama benim ihtiyacım var. Her yaz yüzüme bir kaç tane daha eklenen çillerim var mesela :) Sonra cildim çok kuru olduğu için mimik kırışıklıklarım var. Ayrıca güneş gözlüğünden yadigar renk değişiklikleri hala mevcut cildimde. Sonuç olarak markete gitmiyorsam cildim benden ufak dokunuşlar istiyor :) 


Nivea BB Cream'in en çok nesini seviyorsun diye sorarsanız bana "Aydınlatır" kelimesinin hakkını veriyor. Başka markaları da kullandım ama bu kelimenin hakkını verene henüz rastlamadım :)

Kokusu çok güzel. Bildiğimiz Nivea kokusu.

Hafif ve hızlı emilen nem sağlar, cümlesinin de hakkını veriyor. Cildinizle 15 dk içinde bütünleşiyor. Hiç bir şey sürmemişsiniz gibi bir incelikle birlikte sadece sizin nedenini bildiğiniz bir ışıltı kalıyor yüzünüzde.


Esmer tenli olduğum için kapatıcılık özelliğinden şikayet etmiştim açık ton için. Orta tonu kullanınca hem rengin tonunu hem de kapatıcılık özelliğini beğendim. Ama yine de açık tondan vazgeçmedim :) İkisinin de kullanılacağı zaman ayrı :) 

Kozmetik mağazalarının şaşalı indirimlerinde fiyatının düşmediğine şaşırıp tesadüf eseri Kipa dan 13 küsür TL ye aldım 1 adetini.

Şimdilik bu kadar.. Sevgilerimle...

13 Kasım 2014 Perşembe

The Fault in Our Stars - Aynı Yıldızın Altında


Bazı filmleri izlerken sanki biri bademciklerinizi sıkıp sıkıp bırakıyor gibi hissedersiniz. Bu filmi izlerken biri benim bademciklerimi sıktı ama bırakmadı :) 

Kanser artık öyle normal bir hastalık gibi geliyor ki çoğumuza, evine girmeyen, bir tanıdığını kanser ile kaybetmeyen azınlığı, mutlu insanlar topluluğu olarak görüyorum. Dedelerim, babaannem, dayım, yengem kansere yenik düşen akrabalarım. Her birinde ayrı bir çeşidi vardı. Her seferinde hasta olan kişiyle beraber vücudumuzun farklı bir yeri sızladı. Allah hiç kimseye bu derdi vermesin ve bu dert ile mücadele edenlere de yardım etsin...İşte bazı şeyleri anlamamızı, empati kurmamızı, hissetmemizi, düşünmemizi sağlayan filmler belki düz bir kurguyla karşımıza çıkıyor olsa bile, insan olduğumuzu hatırlattığı için belki de daha kıymetli oluyor benim gözümde. 

Bu film benim için hüzünlü, acı verici, aynı zamanda yüzümü güldüren, umut veren, bir taraftan ölümü düşündürüp, diğer taraftan yaşama bağlayan, ben öldükten sonra ne olacak ve ölmeden önce ne çok şey yapmam gerekiyor diye sorularla baş başa bırakan ve tekrar üzen, tekrar güldüren, şaşırtan, ağlatan, ağlatırken güldüren bir film. 

Bu film benim ölmeden önce izlenmesi gereken filmler listemin ilk sırasına oturdu diyebilirim :)

11 Kasım 2014 Salı

Pasaklı Tanrıça / Sophie Kinsella.. (Kitap Okumak Gerek)


Sophie Kinsella'nın okuduğum ilk kitabı olan Pasaklı Tanrıça, Artemis Yayınları aracılığıyla okuyucuları ile buluşmuş. Cep boy şeklinde basılan, 481 sayfalık, Artemis Mini Serisinden yayınlanan kitabı okudum ben. 

Kitap ile ilgili öncelikle şunu söylemeliyim ki, çevirmen Bige Turan'ı tebrik ediyorum. Ne kadar yorum ekledi bilmiyorum ama cümle yapıları sayesinde kitabı okurken resmen dizi izliyormuş gibi hissettim. 

Konusu hakkında bilgi vermek gerekirse,  ana tema olarak "iş mi/para mı - aşk mı önce gelir?" sorusu işlenmekte. Tamamen işine odaklanmış, başarılı bir iş kadınının küçücük bir detay yüzünden tamamen bambaşka bir hayata sürüklenişinin öyküsü var bu kitapta. 

Okumayanlar için tadını kaçırmamak adına daha fazla ayrıntıya girmeyeceğim ama, şunu söyleyebilirim ki çok güldüm okurken. Bazen de ben olsam ne yapardım diye kendimi ana karakterin yerine koymadan edemedim :) 

Kitabı bana hediye eden canım Şebnemime çooook teşekkür ederim... 

Bazen bilgiyle besleyen, klasik ya da klasik olmaya aday kitaplardan sonra ara verip, çerez olarak bu tarz kitaplar okumanın kimseye bir zararı olmaz :)


Bu günlük bu kadar..Sevgilerimle.. 

Bloglovindeyim :)

Genel prosedür gereği şu postları yazıyoruz ama blog açıp kapatmaktan gına gelen ben şu yazıları yazmaya nasıl üşeniyorum anlatamam :) 

Sonuç olarak yine yeniden bloglovindeyim... 

Follow my blog with Bloglovin

Trendyol ile Hesaplı Alışveriş

Sezonunda alışveriş yapmayı sevmiyorum çünkü sezon sonu indirimleri tokat gibi insanın suratına yapışıyor. Düşünsenize daha önce aldığınız bir ürün %70 indirimle satılıyor. Resmen insafsızlık :) Bu nedenle ödediğim parayı hak etmediğine inanıyorsam bir ürünün, almıyorum :)

Online alışveriş artık pek çok kişi için olmazsa olmazlardan bir tanesi. Tanıdığım bildiğim markalardan alışveriş yaptığım takdirde; özellikle giyim ve ayakkabı alışverişlerinde genellikle beden sıkıntısı yaşamıyorum. Bilmediğim markalardan alıp, geri gönderme çilesiyle uğraşmak istemediğim için bir sürü çöpüm oldu tabi ki benim de :) 

Bu nedenle henüz online alışveriş yapmaya cesaret edemeyenlere tavsiyem, bilmediğiniz markaların şatafatlı resimlerine çok da aldanmayın. Özellikle çevrenizde bu tarz sitelerden alışveriş yapanlar varsa emin olun benim gibi neyin çöp neyin kullanışlı olacağını acı tatlı tecrübelerle öğrenmişlerdir, bir danışın :)

Ayrıca online satış yapan her siteye itibar etmeyin, çünkü ciddi sevkiyat ve teslimat problemleri ile karşılaşabilirsiniz. 

Aldığınız ürün defolu veya hasar görmüş ise düşünmeden geri gönderin. Bilindik bir siteden alışveriş yaptıysanız bu sorumluluğu üstleneceklerine emin olabilirsiniz. 

Aldığınız ürünün bedeni uymadıysa ve fotoğrafta göründüğünden farklı bir şekilde geldiyse yine iade yapmaktan çekinmeyin.  

Ve oldu da bir sorun yaşadınız ve bu konuda size yardımcı olmadılarsa sosyal medya araçları vasıtasıyla bu sıkıntıyı dile getirip :) yasal süreci başlatın. Neden sosyal medya diyorum çünkü firmanın size geri dönüşü daha hızlı oluyor :) Ve bu problemi başkaları da yaşamadan önce en azından fikir sahibi olabilirler.  

Neyse gelelim yazımızın başlığına :) Son online alışverişimi Trendyoldan yaptım. Bu defa farklı bir kargo şirketiyle sorunsuz bir şekilde aldığım ürün elime ulaştı ki, online alışveriş yapanlar kargo şirketlerinden çok çile çekiyor emin olabilirsiniz. 

Derimod'dan daha önce alışveriş yaptığım için numara sıkıntısı yaşamadım ve tesadüf eseri daha sonra mağazaya gidip ürünü daha ucuza aldığımı fark ettim :)

Buradan tüm % 70 -80 indirimler ile müşterilerine iyilik yaptığını sanan ama sezonunda alışveriş yapanların canını yakan firmalara son bir söz söyleyip yazımı sonlandırıyorum :) İnsafsızsınız.. 


5 Kasım 2014 Çarşamba

30 Yaş Sendromum - 1

Cahit Sıtkı Tarancı "Yaş 35 yolun yarısı eder" demeseydi, 30 yaş bu kadar büyük bir baskı yapar mıydı insanların üzerine diye düşünmeden edemiyorum. Çok yakın bir arkadaşım, 30 yaşına girdiğinde çok fena bunalıma girmişti. Annesi bütün suç Cahit Sıtkı'nın deyip deyip duruyordu :) 

Eğer 35 yaş yolun yarısı ise "ki bunu kimse bilemez", yaşanacak daha bir 35 sene daha olduğunu neden kabullenmek istemez insan? Belki de bu 30-35 sene çok hızlı geçti, hayallerimi bile gerçekleştiremedim, ya geriye kalan 35 de bu kadar hızlı geçerse diye mi düşünür insan oğlu?

Başka bir bakış açısıyla bakarsak, ömrü ikiye ayırınca ilk dönem gençlik, 2. dönem yaşlılık mı Cahit Sıtkı Tarancı'nın verdiği imaja göre :) 

Başkası için konuşmak kolay da, benim için de 30 yaşa adım atmak biraz sarsıcı oldu. 3 rakamını her ne kadar sevsem de peşinden kimse gelmeden sevdiğimi fark ettim. Zaten 30 unuza adım atıp, 20li yaşlara veda edince 30'un yanına ha "0" gelmiş ha "7" hiç fark etmiyor :) 

Bu arada 30 yaşı arkamda bırakalı biraz yıllar geçti :) Biraz ama lütfen :) Yaşıma alıştım, sevdim ama kırışıklıklarımı sevmedim. Birine bakıp bu kesin 20 li yaşlarda demeyi, çevremdeki 30 + ların gündelik yaşama kendini kaptırmasını sevmedim. 30 yaş ve çevre faktörüyle ilgili yazmak istediğim çok şey var ama şimdilik sadece giriş yapmak istedim.

30 yaşın hissettirdikleri - yapılması ve yapılmaması gerekenler :

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...